Adalet Bakanı Akın Gürlek, AA Editör Masası’nda kamuoyunda “fon soruşturması” olarak bilinen süreç, faili meçhul dosyalar ve “Terörsüz Türkiye” süreci başta olmak üzere, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
FON SORUŞTURMASI
“İyi niyetli yatırımcılarımızın, hisselerimizin, şirketlerimizin özellikle bu süreçten etkilenmemesi lazım. Fon soruşturması için ağustos ayında müzekkere yazdık. Anormal kazanç dikkatimizi çekmişti. Haksız kazançlar inceleniyor. Biz başsavcılık olarak bütün önleyici tedbirleri aldık. Kâr çıkışı yapanları tespit ettik. Soruşturmadan 2 gün sonra kaçırma girişimi önlendi. Şu an itibarıyla 85 şüpheli tutuklandı. 206 kişi hakkında işlem yapıldı. Ve birçok kişinin mal varlığı donduruldu.
“MANİPÜLATİF HAREKET YAPANLARA TEDBİR KARARLARI KONULDU”
Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim gözbebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmında meydana gelen hadiseyi genele yaymamak gerekiyor. Fonda inanılmaz fahiş kazançlar var. Manipülatif hareket yapanlara tedbir kararları konuldu. İhmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacak.
“5 KİŞİ İADEDE BULUNDU”
17 Eylül itibarıyla fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an biz verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Zararın 2 katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi ama bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. TMSF’de bir hesap iadesi açıldı, gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş.
“DEVLETİN TÜM KURUMLARI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON İÇİNDE”
Yürüyen bir süreç var, titizlikle yürütüyoruz. Kısa sürede manipülatif hareketlerle mesela iki ayda girmiş ve çok yüksek miktarlarla kar çıkışı yapmış olanlarla ilgili bir çalışmamız, listemiz var. Kısa sürede bir kısım para transferleri yapmışlar. Biz bunların getirilmesi için de İsviçre’ye gönderilen paraların getirilmesi için de adli süreçleri başlattık. Maliye Bakanlığı’mızın, SPK’nın önlemleri var. Devletin tüm kurumları Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla işbirliği ve koordinasyon içinde.
Fon Kurulu’nun kararları vatandaşlarımıza bir külfet getirmeyecek. Ucu kime giderse gitsin, ismi ne olursa olsun, kararlılıkla mücadele ediyoruz.
HAKEMLER DOSYASI SORUŞTURMASI
Türk futbolunun temiz olması lazım. Hakemlerin adalet çerçevesinde kimseye bağlı olmadan kurallara riayet ederek maçları yönetmesini istiyoruz.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Terörsüz Türkiye insanlarımızın enerjilerini yatırıma, teşviğe yapması demek, gençlerimizin iş potansiyeline kavuşması demek. Sürecin tamamlanmasını temenni ediyoruz.
NAFAKA DÜZENLEMESİ
Meclis kapanmadan önce bir çalışma yapmıştık özellikle süresiz nafakayla ilgili. Meclis açıldı, bu konudaki paketi Meclis’e sunacağız.”
KOZİNOĞLU SORUŞTURMASI
Gürlek, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında yapılan feth-i kabirin ardından yeni bir tıbbi bulguya ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin soru üzerine de, Kozinoğlu’nun, devletin dış operasyonlarında görev alan birisi olduğunu anımsattı.
Kendisinin o dönemlerde FETÖ tarafından başlatılan Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları kapsamında Türkiye’ye çağrılmasının istendiğini, ardından tutuklandığını belirten Gürlek, Kozinoğlu’nun 2011’de Silivri’de kaldığı cezaevinde hayatını kaybettiğinde ölüm sebebinin kalp krizi olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı.
Gürlek, bu konuda cezaevi personelinin ihbarı üzerine soruşturma başlatıldığını anımsatarak, “Özellikle cezaevi personeli çok net olayı anlatmıştı. Bunun bir örgüt tarafından yönlendirildiğini, bunun bir kalp krizi olmadığını, geç müdahale edildiğini… Bununla ilgili Silivri Başsavcılığımız bir süreç yürütüyor. Daha önce alınan takipsizlik kararı kaldırıldı. Gözaltılar, tutuklamalar yapıldı. Bildiğim kadarıyla 9 tutuklu var, feth-i kabir yapıldı. Burada öncelikli olarak kesin ölüm sebebini öğrenmemiz gerekiyor.” sözlerini sarf etti.
Adli Tıp Kurumunun henüz rapor sunmadığını, incelemelerin devam ettiğini bildiren Gürlek, bu konunun da Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yaptığı çalışmalar kapsamında gün yüzüne çıkan bir dosya olduğunu söyledi.
Gürlek, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı tüm yönleriyle yürüttüğüne işaret ederek, “Adli Tıp Kurumu raporunun sonucunu bekliyoruz. Ama gelinen aşamada özellikle rahmetlinin gerçekten doğal bir ölümden ziyade bir müdahale sonucu öldüğüne ilişkin şu an tespitler var.” bilgisini verdi.
“ŞU AN ARAŞTIRMALAR DEVAM EDİYOR”
Kurtlar Vadisi dizisi ile Kozinoğlu soruşturması arasındaki ilişkinin ne olduğuyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, dizideki “Kazım Kaşifoğlu” isimli karakterin ölümünün Kozinoğlu’nun ölümüyle birebir benzediğini belirtti.
Dizideki bu olayın Kozinoğlu’nun vefat etmeden önce işlendiğini aktaran Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Daha sonra, 2 gün sonra da söz konusu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü gerçekleşiyor. Buradaki savcı arkadaşlarımız senaristleri ‘bilgi sahibi’ olarak dinlediler. Yani siz bunu nereden biliyordunuz? Çünkü, birebir canlandırma aynı. Oradaki karakter ismi benziyor, devlet görevlisi, Silivri cezaevi, elektrik kesintisi ve daha sonra bakıyoruz aynı şekilde de Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’deki ölümüyle ilgili kararlar birbirini tutuyor. Yani bu elbette bir şüphe gerektiriyor. Buradaki savcı arkadaşlarımız bu senaryoyu yazan 3 kişiyi ‘bilgi sahibi’ olarak, ‘tanık’ olarak dinlediler. Şu an araştırmalar devam ediyor ama bu şüpheli bir durum. Yani 2 gün sonra gerçek eylem oluyor. Şüphe olduğu için savcı arkadaşlarımız da mecburen buradaki senaristleri ‘bilgi sahibi’ olarak dinlediler. Yani bu araştırılması gereken bir konu.”








Çok yazık.