Türkiye ekonomisinde son veriler, para hareketlerinde yeniden temkinli bir döneme girildiğini ortaya koyuyor. Yabancı yatırımcı hisse senedi ve tahvil tarafında satışa geçerken, Merkez Bankası rezervlerinde dört haftadır devam eden gerileme dikkat çekiyor. Şirketlerin döviz açığı büyürken, vatandaşın gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 45,6 seviyesinde kalmayı sürdürüyor. Mevduat faizlerindeki düşüş, sorunlu kredilerdeki artış ve döviz talebindeki hareketlilik de ekonomideki kırılgan başlıklar arasında yer alıyor. Dizel fiyatlarındaki sert yükseliş ise Türkiye’nin enerji ithalat faturasından taşımacılık maliyetlerine kadar geniş bir alanda yeni baskı oluşturabilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.
YABANCI YENİDEN SATIŞTA
İlk dikkat çeken işaret yabancı yatırımcıdan geldi. 18 Eylül haftasında yabancılar yaklaşık 110 milyon dolarlık hisse senedi ve 117 milyon dolarlık devlet tahvili sattı. Böylece bir önceki hafta hisse piyasasında görülen yabancı girişinin ardından yön yeniden tersine döndü. Yabancıların devlet tahvillerindeki payı da yüzde 7,2’den yüzde 6,9’a geriledi. Ancak son 12 ayda hisse ve tahvil piyasalarında toplam milyarlarca dolarlık net yabancı girişi halihazırda korunuyor.
REZERVLER GERİLİYOR
Piyasadaki hareketliliğin en dikkat çekici yansımalarından biri Merkez Bankası rezervlerinde görüldü. TCMB’nin toplam rezervleri 18 Eylül haftasında 4,3 milyar dolar azalarak 174,4 milyar dolara indi. Böylece rezervlerdeki düşüş üst üste dördüncü haftaya taşındı. Son dört haftadaki toplam gerileme yaklaşık 14 milyar dolara ulaştı. Döviz rezervleri yalnızca son haftada 5,6 milyar dolar azalırken altın rezervlerinde yaklaşık 1,3 milyar dolarlık yükseliş yaşandı. Net rezervler 55,8 milyar dolara, swap hariç net rezervler ise 43,1 milyar dolara geriledi.
ENFLASYON ÇOK YÜKSEK
Ekonominin diğer tarafında ise vatandaşın beklentileri var. Merkez Bankası’nın eylül ayında yaptığı ankette hanehalkının 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 45,6 olarak ölçüldü. Finans piyasası katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi bunun çok altında, yüzde 23,7 civarında bulunuyor. Reel sektörün beklentisi ise yüzde 32 seviyelerinde. Yani aynı ekonomiye bakan üç farklı kesim geleceği oldukça farklı görüyor. Vatandaş fiyatların daha uzun süre yüksek kalacağını düşünüyor. Öte yandan Kur beklentisinde de yükseliş var. Hanehalkının 12 ay sonrası dolar/TL tahmini eylülde 55,90 liraya çıkarken, finans piyasası katılımcılarının beklentisi ise 58,60 TL seviyesinde bulunuyor.
MALİYETLER ARTIYOR
Analistlere göre yabancı yatırımcı Türkiye’den tamamen çıkmış değil ancak risk algısı yükseldiğinde satışlar hızlanabiliyor. Rezervlerdeki gerileme ve şirketlerin büyüyen döviz açığı bu nedenle yakından izleniyor. Küresel dizel fiyatlarındaki kalıcı yükselişin ise taşımacılıktan tarıma kadar maliyetleri artırarak enflasyon üzerinde yeni baskı yaratabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde asıl belirleyici unsurun Türkiye’ye yeniden güçlü ve kalıcı para girişinin başlayıp başlamayacağına dikkat çekiyor.
“HASSAS DENGE SÜRÜYOR”
Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran ise son verilerin ekonomide henüz kalıcı bir rahatlamaya işaret etmediğine dikkat çekiyor. Duran, özellikle rezerv hareketleri, yabancı yatırımcı çıkışları, şirketlerin döviz açığı ve yüksek enflasyon beklentilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken; “Türk ekonomisinde şu anda hassas bir denge var. Tüketici güvenindeki sınırlı yükseliş olumlu görünse de vatandaşın enflasyon beklentisi çok yüksek” diyor.









Çok yazık.