Türkiye ile Yunanistan arasında son dönemde Ege, deniz yetki alanları, karasuları ve adaların statüsü üzerinden yaşanan tartışmalar Atina’nın gündemindeki yerini koruyor. Yunanistan’da yapılan analizlerde, iki ülke arasında ortaya çıkabilecek olası bir krizin nasıl gelişebileceğine ilişkin farklı senaryolar ele alınıyor.
Yunan basınında yer alan değerlendirmelere göre, olası bir askeri karşı karşıya gelişin yalnızca Ege’deki birkaç ada veya tartışmalı bir deniz alanıyla sınırlı kalacağı düşüncesi giderek geri plana itiliyor. Bunun yerine ilk aşamada yoğun hava ve deniz hareketliliğinin yaşanabileceği, krizin uzaması durumunda ise çok daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği değerlendiriliyor.
SADECE EGE DEĞİL
Yunanistan’daki analizlerde dikkat çekilen en önemli noktalardan biri olası bir krizin coğrafi boyutu.
Ege’nin yanı sıra Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’in de olası bir gerilimin parçası haline gelebileceği belirtilirken enerji hatları, limanlar, denizaltı kabloları ve siber altyapının da stratejik önem taşıyacağı ifade ediliyor.
Bu nedenle olası bir Türkiye-Yunanistan geriliminin geçmişte yaşanan kısa süreli krizlerden farklı sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesi yapılıyor.
ATİNA’NIN MASASINDA FARKLI SENARYOLAR VAR
Yunan gazetesi Kathimerini’nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı haberde de Atina yönetiminin Ege ve Doğu Akdeniz’de yaşanabilecek gelişmelere karşı çeşitli senaryolar üzerinde çalıştığı aktarılmıştı.
Bunlar arasında 2020’deki Oruç Reis krizine benzer bir araştırma faaliyeti, Türk balıkçı teknelerinin tartışmalı deniz alanlarında faaliyet göstermesi ve Türk İHA’larının uçuşları gibi ihtimaller bulunuyor.
Haberde, İHA’larla ilgili olası bir gerilimin kontrolden çıkmasının iki ülkeyi daha ciddi bir krizle karşı karşıya bırakabileceği değerlendirmesine de yer verildi.
12 MİL TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
Atina’daki tartışmaların bir başka başlığını ise karasuları oluşturuyor.
Yunanistan’ın olası bir gerilim durumunda Girit’in güneyindeki karasularını 12 deniz miline çıkarma seçeneğini değerlendirebileceği belirtiliyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis de ülkesinin karasularını 12 mile çıkarma hakkından vazgeçmediğini açıklamış ve Atina’nın farklı senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu söylemişti.
İKİ ÜLKE ARASINDA DİYALOG KANALLARI AÇIK
Savaş ve kriz senaryolarının Yunanistan’da tartışılmasına rağmen Ankara ile Atina arasındaki diplomatik temaslar ise devam ediyor.
Türkiye ve Yunanistan, Şubat ayında Ankara’da gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısında gerilimi artırabilecek gelişmelerden kaçınılması, iletişim kanallarının güçlendirilmesi ve sorunların barışçıl yollarla ele alınması yönündeki iradelerini yeniden teyit etmişti.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Ağustos sonunda yaptığı açıklamada Ege’deki anlaşmazlıklara ilişkin tutumunu korurken, Yunanistan ile iş birliğine açık olduğunu vurgulamıştı.
Dolayısıyla Atina’da gündeme gelen askeri senaryolar, iki ülkenin resmi olarak bir çatışmaya hazırlandığı anlamına gelmiyor. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de daha önce Türkiye ile savaş ihtimalini reddederek Atina’nın politikasının caydırıcılık ve bölgesel istikrar üzerine kurulu olduğunu açıklamıştı.








Çok yazık.