Yerel Yönetimlerde Yeniden Merkezileşme Dönemi

Günlük siyaset karmaşası, deyim yerindeyse, yaşanan süreçle ilgili kuşbakışı bir değerlendirmeyi engelliyor. Bunu sık kullanılan “büyük resme bakmak” gibi sözlerle de süslemek mümkündür. Türkiye’de Sağ siyasetin, yerel yönetimlerle ilgili söyleminin içinin boşaldığı, Mart 2024’te CHP’nin birinci parti olduğu yerel seçimlerden sonra daha da iyi anlaşılmıştır. Bu bağlamda, 12 Eylül sonrası, ANAP iktidarlarının ilk aylarında çıkarılan 3030 sayılı yasayı iyi anlamak gerekmektedir.¹ Büyükşehir belediyelerinin kurulduğu, ilçe olmanın belediye olmak anlamına geldiği, büyükşehir-ilçe belediyeleri arasında, eşgüdüm ve belli bir zeminde hiyerarşinin fiilen kurulduğu yeni bir zeminle 1984’te karşı karşıya gelinmiştir. Semt belediyeciliğinin terk edildiği, ilçe belediyelerine parsel bazında imar yetkilerinin verildiği (en büyük sorun burada doğdu), nazım planların, büyükşehirler için çok da fazla anlam taşımadığı, yoğun yapılaşmaya yol açan, ranta dayalı yerel yönetimlerin temeli bu noktada atılmıştır. Halbuki ANAP iktidarları, bu süreci, yerelleşme, yerel yönetimlerin daha da fazla güç kazandığı bir aşama olarak anlatıyorlardı. Özal yerel yönetimleri, kendi siyasal söyleminde sıklıkla merkeze alıyordu. Ne zamana kadar? 1989 yerel seçimlerinde, SHP İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere, 50’den fazla il belediyesini kazanınca, ipler gerildi. 1989 seçim kampanyasında, eli kolu bağlı belediye başkanları imgeleri kullanılarak, ANAP dışında bir partinin, belediye başkanlığında, merkezi yönetimden hak ettiği finansman başta olmak üzere, payını alamayacağı, başarısız olacağı, seçmene dikte edilmişti. Bu elbette ters tepti, bununla birlikte SHP’li belediyelerin bir bölümü, daha sonra yolsuzluklarla çalkalanan bir girdaba sürüklendi. Burada aslında 1984’ten itibaren, belediyeciliğin 3030 sayılı yasa çerçevesindeki konumlanması başat rol oynamıştı. Elbette başarılı SHP’li belediyeler vardı, ancak tartışmalar öyle bir boyuta vardı ki, 1995’te SHP-CHP birleşmesinde, hiç kuşkusuz,  CHP’nin tarihsel ağırlığı rol oynadı, ne var ki, 1994 yerel seçimlerinde ağır irtifa kaybına uğrayan, %13.5 oy alan SHP, yerelde %4.62 oy kazanan CHP’ye katıldı, partinin adı da CHP oldu. Deniz Baykal, birleşik CHP’nin genel başkanı olarak, seçim meydanlarında kıyasıya eleştirdiği SHP dönemiyle ilgili, adını vermeden, CHP kimliği altında, 1995 Eylül kurultayında, seçmenden özür diledi.² 1994 travması ve oyların bölünmesi, RP adayı Erdoğan’ın, parçalanmış sağ ve sol partilerin adayların arasından, İstanbul B.Şehir belediye başkanı seçilmesi, 1995’te RP’nin birinci parti olması, 28 Şubat sürecinin ardından RP ve FP kapatıldıktan sonra, 2001’de kurulan AKP’nin 2002’de son koalisyon hükümetinin ardından,  Erdoğan’ın liderliğinde iktidara gelmesine yol açan bir süreci başlattı. 

1970’li yıllarda, “halkçı belediyecilik” örnekleri, İstanbul’da Ahmet İsvan ve Aytekin Kotil, Ankara’da Vedat Dalokay ve Ali Dinçer, İzmir’de İhsan Alyanak ile verildi. Sosyal yardımlardan, tanzim satışlara uzanan; belediyeciliğin sadece temizlik işleri ve park-bahçeler, ruhsatla sınırlı olmadığını gören bu anlayış, 12 Eylül’le birlikte, geri çekilmek durumunda kaldı. 

AKP’nin RP’den itibaren, 1994-2024 yılları arasında, ranta ve betona dayalı, popülizmle süregelen, sosyal yardım ağlarını, dinci gruplarla da derinleştiren, yerel yönetimlerdeki gücü ilk önce 2019’da kırıldı. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Ankara’da Mansur Yavaş’la, öncelikle üç büyük kentin (İzmir zaten 2004’ten beri CHP’deydi), CHP’nin eline, Millet İttifakı yoluyla geçmesi, İmamoğlu’nun iptal edilen seçiminin Haziran 2019’da tekrarlanması, 13 bin farkın, İmamoğlu lehine 800 bin farka çıkması, AKP iktidarında rahatsızlık yarattı. Bununla birlikte Türkiye’de Cumhur İttifakı’nın hala birinci parti olması, 2023’te 2. Turda olsa da cumhurbaşkanlığının kazanılması, TBMM çoğunluğu, iktidarda kendi lehlerine bir denge yarattı. Fakat CHP’nin Türkiye sathında %37 oy oranı ile birinci parti olduğu Mart 2024 yerel seçimleri, tıpkı ANAP’ın 1989 tahammülsüzlüğü gibi, AKP’de de bir siyasal hazımsızlık problemini gündeme getirdi. Ve bu süreç, konjonktürel olmaktan ziyade yapısal bir tıkanıklığa yol açtı. Ekim 2024’te MHP lideri Türkiye’de terör örgütü başının TBMM’de konuşma yapması önerisini de içeren yeni bir çözüm sürecini TBMM grup toplantısında başlatırken, aynı ay, 2024 Mart yerel seçimlerinde CHP-DEM arasında, “kent uzlaşısı ittifakı”, terörle işbirliği zemininde değerlendirilerek, Esenyurt belediye başkanı Ahmet Özer tutuklandı, görevinden alındı. Yerine, 15 Temmuz 2016’dan sonra 674 saylı KHK ile gündeme gelen ve yasalaştırılan uygulamayla kayyım getirildi. Kayyım ataması bu bağlamda , seçilmiş belediye başkanı, belediye meclisi ve encümeni kadük sayacak bir merkezi uygulamayı, yerel yönetimlerin merkezine yerleştirmeyi fiilen ortaya koydu. Ardından bir kayyım daha, Mart 2025’te Şişli belediyesine, başkan Resul Emrah Şahan’ın yerine getirildi.  

İşin ikinci aşaması İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı ve çalışma kadrosuna geldi. Diploması iptal edilen ve 19 Mart 2025’te gözaltına alınıp, halen tutuklu bulunan, tutukluluğunun ilk gününde, CHP örgütü ve seçmeninin 15.5 milyon oyuyla cumhurbaşkanı adayı seçilen İmamoğlu’nun, casusluk davaları dahil olmak üzere dediğimiz üzere  tutukluğu sürüyor ve yargılanıyor. Siyasal iktidara yakın medyada, önceden verilen hükümler ve suçlamalar, tarihin değişmez tartısında soru işaretleriyle yerini aldı. 

Bu aşamalardan sonra, ilçe belediyelerine yapılan operasyonlar, yargı süreçleri, karşımıza belediye başkan vekilliği seçimlerini getirdi. Haziran 2025’te Gaziosmanpaşa, Ekim 2025’te Bayrampaşa ile belediye başkan vekil seçimlerinde, belediye meclis üyelerinin transferlerini yaşama geçirdi. Söz konusu yöntem, Eylül 2026’da Üsküdar, geçtiğimiz Cumartesi Ataşehir ile devam etti. 

Bir başka metot ise, yargısal süreçler ve görevden almaların olmadığı yerlerde, belediye başkanlarının transferi ile uygulamaya geçti. Aydın büyükşehir belediye başkanı Özlem Çerçioğlu Ağustos 2025’te, Afyonkarahisar belediye başkanı Burcu Köksal Mayıs 2026’da ve İzmir büyükşehir belediye başkanı Cemil Tugay, Ekim 2026’da AKP’ye transfer oldular. 

Bu arada, Eylül 2025’te CHP İstanbul’a, Mayıs 2026’da CHP’ye butlan atanması, Temmuz 2026’da Yeni Parti’nin doğuşuna yol açan gelişmeler, hala siyasal iktidara yakın kalemlerce, iktidarın muhalefeti dağıtma stratejisi olarak, ekranlarda ballandıra ballandıra anlatılıyor. 

Demokratik olgunluğun geride bırakıldığı bu süreci, yazının başında anlattığımız kaotik algının dışında şöyle anlamalıyız. Mart 2024 sonrası, siyasal iktidar kaybettiği belediyeleri siyasal anlamda şöyle değiştirdi: 

1- Kayyımlarla, kaybedilen belediyelerde seçilmiş belediye başkanları, belediye meclisleri ve encümenleri görev dışı bırakıldı. 

2- Süregelen soruşturmalarda görevden alınan ve kayyım atanmayan belediyelerde, belediye meclis üyeleri transfer edilerek, seçmen iradesi yerine, transferle yeni yerel yönetim mekanizmaları kuruldu, iktidara entegre edildi. 

3- Soruşturma olmayan belediyelerde, meclis üyelerine de gereksinim duyulmadan, belediye başkanları transfer edilerek, seçmen iradesi yerine, transfer yönetimi ön plana geldi. 

AB ülkelerinde yerelleşme reformları konuşulur ve tartışılırken, Macaristan’ın bir önceki başbakanı Orban ve Rusya’da, yerel yönetimlerin merkezi sürece entegre edildiği “yeniden merkezileşme” eğilimi, kamu yönetimi ve yerel yönetimler literatüründe tartışılıyordu.  Anayasamızın 123 ve 127. maddelerinde, merkezden yönetim ve yerinden yönetim, anayasal idari esaslar olarak ortaya konulmuş, 127. maddede yerel yönetimler, “seçilerek oluşturulmuş kamu tüzel kişileri” olarak tanımlanmıştır. Kayyımlar, yerinden yönetim ve seçilerek oluşturulmuş, kamu tüzel kişiliği kavramını zorlarken, belediye başkan vekillikleri seçimlerinde yaşamın olağan akışına ünlem getiren  transferler, bir benzerinin belediye başkan transferlerinde görülmesi, Türkiye’de Sağ siyasetin, yerel yönetimlere bakışını ANAP’tan AKP’ye bir kez daha vurgulamıştır. Ancak bugün gelinen nokta, yerel yönetim kavramının içinin boşaltılmasıdır. Bir örnek versek, Kadıköy’de Fikirtepe projesinde ilçe belediyesinden alınan ruhsat yetkisi, büyükşehire de verilmeden, doğrudan adı Çevre ile başlayan bakanlığa devredilmiştir. 

2012 tarihli 6360 saylı “bütünşehir yasası” ile, belde belediyeleri kaldırıldı, il sınırı büyükşehirlerin görev kapsamı içine girdi, büyükşehirlerde il genel meclisi ve il özel idaresi kaldırıldı, büyükşehir belediyelerinin yatırımları, 2017’den itibaren il valisinin başında bulunduğu, il yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığının denetimine verildi.   

Güncel siyasal gelişmeleri, bu noktadan ele aldığımızda, yerel yönetimlerimizde yoğunlaşan, hem yasal düzenlemelerle, hem de seçmene rağmen belediyelerin el değiştirmesiyle gündeme gelen yeniden merkezileşme eğiliminin, ciddi bir siyasal çıkmazla buluştuğunu göstermektedir. 19. yüzyılın son çeyreğinden beri var olan yerel yönetimlerimiz, bu çıkmazdan elbette seçimle çıkacaktır.  Ve bu genel siyasetten bağımsız değildir. Demokrasilerde tüm krizlerin çıkışı, seçmen iradesindedir. 

Kaynağa git

İlgili gönderiler

HAVA DURUMU İSTANBUL | Sıcaklık 4-6 derece düşüyor! 13 kent için “sarı” alarm Meteoroloji saat verdi | Son dakika haberleri

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan son değerlendirmelere göre ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın güney ve batısı, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu (Ardahan ve Iğdır hariç), Güneydoğu…

Yalova depremlerinde ‘Çınarcık fayı’ detayı: Uzman isim 50 günlük sürece dikkat çekti

Haber Global Gündem Yalova depremlerinde ‘Çınarcık fayı’ detayı: Uzman isim 50 günlük sürece dikkat çekti Yayınlanma: 12.10.2026– 06:51 Son Güncelleme 12.10.2026 – 07:03 1 5 Marmara Denizi Yalova açıklarında dün…

Bir yanıt yazın

Okumaya devam et

HAVA DURUMU İSTANBUL | Sıcaklık 4-6 derece düşüyor! 13 kent için “sarı” alarm Meteoroloji saat verdi | Son dakika haberleri

HAVA DURUMU İSTANBUL | Sıcaklık 4-6 derece düşüyor! 13 kent için “sarı” alarm Meteoroloji saat verdi | Son dakika haberleri

Yalova depremlerinde ‘Çınarcık fayı’ detayı: Uzman isim 50 günlük sürece dikkat çekti

Yalova depremlerinde ‘Çınarcık fayı’ detayı: Uzman isim 50 günlük sürece dikkat çekti

Norveçlileri şoke eden olay Türkiye’de acı acı güldürüyor

Norveçlileri şoke eden olay Türkiye’de acı acı güldürüyor

Enerji zirvesi! Suudi Arabistan’dan açıklama

Enerji zirvesi! Suudi Arabistan’dan açıklama

Jandarma 135 muvazzaf subay alacak

Jandarma 135 muvazzaf subay alacak

Yerel Yönetimlerde Yeniden Merkezileşme Dönemi

Yerel Yönetimlerde Yeniden Merkezileşme Dönemi

‘Ters yön’ uyarısı yapan esnafa saldıran şahsa tarihi ceza

‘Ters yön’ uyarısı yapan esnafa saldıran şahsa tarihi ceza

Acarlar, nacarlara yenilmez!

Acarlar, nacarlara yenilmez!

Kayseri’de 335 bin lira ceza kesilen ehliyetsiz sürücü “Dershane param gidecek” diye ağladı | Son dakika haberleri

Kayseri’de 335 bin lira ceza kesilen ehliyetsiz sürücü “Dershane param gidecek” diye ağladı | Son dakika haberleri

Birlikte yaşadığı kadını katleden şüpheli Konya’da teslim oldu

Birlikte yaşadığı kadını katleden şüpheli Konya’da teslim oldu