Spor yazarları, Süper Lig‘in 9. haftasında Beşiktaş‘ın sahasında Başakşehir‘i 2-0 mağlup ettiği karşılaşmayı kaleme aldı.
‘KAPANAN TAKIMLARA KARŞI ÇÖZÜM BU’
Gülengül Altınsay: “Belli ki taraftar maça gelmekte zorlanmış. GalatasarayFenerbahçe derbisinin pazartesi oynatılması trafiği felç etmiş çünkü. Derbinin pazar oynatılmama nedeni ne peki? Kartal yine topla çok oynayarak başlıyor oyuna. Fakat pas hataları, yanlış seçimler ve telaş büyük sorun. Özellikle de rakip kalenin yakınlarında. Orta alanda Orkun’la Miretti’nin olmaması da büyük eksiklik. Ayrıca “Beşiktaş çok gol yiyor” eleştirisi etkili olmuş; bekler fazla çıkmıyor. Cerny ve Trossard geriden oyuna giriyor. Ve uyumsuzluk giderek takımın etkisini düşürüyor. Bir yandan hakem de top oynanmasın diye elinden geleni yapıyor. Avantaj kuralı yok sanki. Nihayet 65’te çift santrfora ve 4-4-2’ye dönüyor Kartal, ceza alanına daha çok giriyor. Savunma göbeğine baskıyla da 2. santrfor Oh’la golü buluyor. Sonra Olaitan’la da 2. golü. Kapanan takımlara karşı çözüm bu.” (Cumhuriyet)
‘SABRININ KARŞILIĞINI ALDI’
Fatih Doğan: “Beşiktaş, Başakşehir karşısında sabrının karşılığını ikinci yarıda gelen 2-0’lık galibiyetle aldı ve adeta meydan okudu: ‘Avrupa’da da Süper Lig’de de varım. Sonuna kadar bu yarışın içindeyim.’
Trossard’ın savunma arkasına koşuları, Cerny’nin pasları ve Ndidi’nin hücuma desteği Beşiktaş’ı rakip kaleye taşıdı. Ancak son vuruşlarda eksik kalan siyah-beyazlılar, soyunma odasına golsüz gitti.
İkinci yarıda İtaliano’nun değişiklikleri hücumun seyrini değiştirdi. Cerny’nin yerine Poku, Ndidi’nin yerine Oh oyuna girdi. 76. dakikada sahneye çıkan Oh, Beşiktaş’ı öne geçirdi. 89’da Junior Olaitan farkı ikiye çıkardı.
Beşiktaş kazandı; şimdi mesele bu enerjiyi ve oyun disiplinini devamlılığa dönüştürmek. “İki kulvarda da varım” demenin altını doldurmak.” (Sabah)
‘ITALIANO DEĞİŞİKLİKLERLE OYUNUN GİDİŞATINI ETKİLEDİ’
Turgay Demir: “Avrupa dönüşleri zordur… Hele karşınızda Başakşehir gibi sabırla beklemeyi ve fırsat bulduğu anda darbe vurmayı bilen bir rakip varsa… Beşiktaş da doğal olarak zorlandı.
Sol taraftan bindirdikçe bindiren, Trossard’la fırtına gibi esen Kartal, sağ kanadını bir türlü tam kapasiteyle kullanamıyor. Haliyle tek kanatla da uçması zor oluyor Kartal’ın…
İlk yarıda bir kafa vuruşu direkten dönen Vlahovic, sırtı dönükken de etkili olabilen ender golcülerden. Gelin görün ki gol pozisyonlarının çoğunda kaleyi hep arkasında buldu. Böyle bir golcüyü daha bilinçli beslemek, biraz da önüne top atmak gerek. Adam resmen pozisyona girebilmek için ızdırap çekiyor!
Kanatlar işlemedi, ortada Vlahovic sıkıştı derken Oh, oyuna girdikten bir dakika sonra orta sahadan aldığı pası iyi değerlendirip Başakşehir duvarını yıktı. Ardından Olaitan’ın nefis golü geldi.
Öte yandan Italiano da hem yaptığı değişikliklerle oyunun gidişatını etkiledi hem de maç boyunca takımın on ikinci adamı gibi 90 dakikanın her anını yaşadı. Yüreğine sağlık!” (Fotomaç)
‘RİSK ALMAKTAN KAÇINMADI’
Murat Özbostan: “Beşiktaş için bu maçın adı üç puan değildi. Bu maç, ayağa kalkmak, üzerindeki baskıyı kırmak ve yeniden kendine inanmak demekti. Başakşehir karşısında yaşanacak bir puan kaybı, siyah-beyazlı takımda bir krizin fitilini ateşleyebilirdi. Çünkü Beşiktaş’ın artık kaybedecek puanından çok, kaybedecek psikolojik gücü vardı. Bir kez daha tökezleseydi, tartışmalar büyüyecek, eleştiriler sertleşecek ve takımın üzerindeki baskı dayanılmaz bir noktaya ulaşacaktı. Ama İtalyan teknik adam buna izin vermedi!
Böyle bir ortamda ayakta kalabilmek başlı başına bir sınavdı. İşte bu sınavın en dikkat çekici anı, İtalyan teknik adamın ikinci yarıda çift forvete dönmesiydi. Bu, sıradan bir oyuncu değişikliği ya da alışılmış bir taktik dokunuş değildi. Bir teknik direktörün maçın gidişatını değiştirmek için aldığı ciddi bir riskti. Çift forvete dönmek, rakip kalede daha fazla tehdit yaratmak anlamına gelirken savunma dengesinden de bazı şeyleri ödün vermeyi gerektirebilirdi. Üstelik böylesine kritik bir karşılaşmada alınacak yanlış bir kararın faturası ağır olabilirdi. Ama o, risk almaktan kaçınmadı.” (Sabah)








Çok yazık.