Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşta bu kez acil durum uyarı sistemleri siber saldırıların hedefi oldu.
Her iki ülkenin yetkilileri, hava saldırısı ve diğer tehlikelere ilişkin uyarılar gönderen mobil uygulamalara yetkisiz erişim sağlandığını ve kullanıcılara sahte nükleer saldırı bildirimleri gönderildiğini açıkladı.
Siber saldırılar, Ukrayna’nın güneyinde ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’ın arabuluculuğunda sağlanan geçici ateşkesin sona ermesiyle aynı dönemde yaşandı.
Ukrayna, sahte bildirimlerin arkasında Rusya’nın bulunduğunu öne sürerken Moskova yönetimi de kendi acil durum uygulamasına siber saldırı düzenlendiğini bildirdi.
İki olayın birbiriyle bağlantılı olup olmadığı henüz belirlenemedi.
Ukrayna’da 1 Kasım Pazar günü saat 23.00’e kısa süre kala hava saldırısı uyarı uygulaması, başkent Kiev ve çevresindeki kullanıcılara olağan dışı bildirimler göndermeye başladı.
Bildirimlerde, bazı bölgelerde radyasyon ve kimyasal saldırı tehlikesi bulunduğu, ayrıca sokak çatışmalarının yaşanabileceği öne sürüldü.
Sahte uyarılardan birinde Rusya’nın nükleer savaş başlığı taşıma kapasitesine sahip hipersonik Oreşnik füzesini fırlattığı ve Ukrayna genelinde nükleer alarm ilan edildiği iddia edildi.
Ancak kısa süre sonra söz konusu bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı anlaşıldı.
UKRAYNA ORDUSUNDAN AÇIKLAMA: RADYASYON TEHLİKESİ YOK
Ukrayna Hava Kuvvetleri, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada acil uyarı uygulamasının siber saldırıya uğramış olabileceğini bildirdi.
Yetkililer, sahte mesajların Rusça gönderildiğine dikkat çekerek saldırının Rusya kaynaklı olabileceğini öne sürdü.
Ukrayna Hava Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, “Hava saldırısı uyarı uygulaması düşman müdahalesine maruz kalmış görünüyor. Herhangi bir radyasyon tehlikesi yok. Sakin olun ve resmi kanalımızdaki güncellemeleri takip edin” denildi.
Sahte bildirimlerin ardından uygulama geçici olarak devre dışı bırakıldı.
Ukrayna Dijital Dönüşüm Bakanlığı, diğer acil durum bilgilendirme kanallarının ve kentlerdeki hava saldırısı sirenlerinin çalışmaya devam ettiğini açıkladı.
KİEV’DE YURTTAŞLAR NASIL TEPKİ VERDİ?
Başkent Kiev’de yaşayan bazı yurttaşlar, sahte nükleer saldırı bildirimlerinin kısa süreli şaşkınlığa neden olduğunu ancak geniş çaplı paniğe yol açmadığını söyledi.
37 yaşındaki iş insanı Artem Pyndyk, bildirimleri ilk gördüğünde şaşırdığını ancak kısa süre sonra bir siber saldırı yaşandığını anladığını belirtti.
Pyndyk, “Toplumda bekledikleri türden bir tepki yaratmadı” diyerek ailesi ve arkadaşlarının da paniğe kapılmadığını ifade etti.
Olayın ciddi bir güvenlik açığını ortaya çıkardığını belirten Pyndyk, saldırganların uygulamaya erişim sağlamasının endişe verici olduğunu söyledi.
48 yaşındaki pizzacı çalışanı Oksana Vostrykova ise bildirimin sahte olabileceğini hemen düşündüğünü belirterek asıl endişesinin yakınındaki çocuklarının güvenliği olduğunu dile getirdi.
RUSYA’NIN ACİL UYARI SİSTEMİ DE HEDEF ALINDI
Ukrayna’daki olayın ardından Rusya da kendi acil durum bilgilendirme uygulamasının siber saldırıya uğradığını açıkladı.
Rus devlet haber ajansı TASS’ın aktardığına göre, Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, 2 Kasım Pazartesi günü erken saatlerde mobil uygulamalarına yönelik geniş çaplı bir siber saldırı tespit edildiğini duyurdu.
Saldırganların uygulama üzerinden kullanıcılara gerçeği yansıtmayan mesajlar gönderdiği bildirildi.
Sahte bildirimlerde, Rusya’nın bütün bölgelerine yönelik nükleer savaş başlıklarının fırlatıldığı öne sürüldü.
Mesajlarda yurttaşlara haftalarca yetecek gıda depolamaları ve bodrum katlarına sığınmaları çağrısı yapıldı.
SALDIRIYI UKRAYNA YANLISI GRUP MU DÜZENLEDİ?
Ukrayna yanlısı Atesh adlı grup, Telegram kanalında Rusya Acil Durumlar Bakanlığının uygulamasına gönderilen sahte bildirimlere ilişkin bir ekran görüntüsü paylaştı.
Grubun paylaşımında, bakanlığın mobil uygulamasının hacklendiği belirtildi.
Reuters’ın incelediği sahte mesajlarda, resmi bir kurum açıklamasını taklit etmek yerine gündelik ifadeler, hakaretler ve Rusya’yı hedef alan aşağılayıcı sözler kullanıldığı görüldü.
Rusya Acil Durumlar Bakanlığı ise uygulamanın ülkenin temel acil uyarı sistemlerinden biri olmadığını, yalnızca tamamlayıcı bilgi kaynağı olarak kullanıldığını açıkladı.
Bakanlık, teknik ekiplerin uygulamayı yeniden çalışır duruma getirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.
Yurttaşlardan sakin olmaları ve yalnızca bakanlığın resmi internet sitesi ile sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamalara güvenmeleri istendi.






Çok yazık.