Yok; AKP genel başkan yardımcısı ve muhterem eşleri borsaya nereden buldularsa milyonlar yatırmışlar, karşılığında milyarlar götürmüşler.
Yok; fonda milyarlar kazanan hanımefendi belediyeye burs borcunu bile ödememiş.
Yok; yoksulluk dip yapmış, işsizlik artmış.
Yok; öğrenci ve öğretmenlerin can güvenliği yokmuş.
Yok; cezaevleri muhaliflerce doldurulmuş.
Yok; halk iradesine karşı transferlerle belediyelere çökülüyormuş.
Yok; iktidar çevreleri işi gücü bırakmış mafyacıları barıştırıyormuş.
Değmeyin canım AKP’ye, bu kadar da olmaz ki!
Çünkü onlar, gece gündüz çalışıyorlar. Evelallah dağ, taş demeden yürüyerek yola devam ediyorlar. Eski sistemin dişlileri arasında ezilen gariplerin, yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunuyorlar. Fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını koruyor, bu amaçla siyaset yapıyorlar.
Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aralarına sızdı, sızdırıldı. Bunların hesabını sordular. Yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaştılar, yollarına güçlenerek devam ettiler.
Uğruna ömür adadıkları zorlu mücadeleyi, mazlumlar ve mağdurlar için veriyorlar.
Bunları biz söylemiyoruz.
İnanın, sözcüğü sözcüğüne AKP genel başkanı söylüyor. (Bakınız: AKP genişletilmiş il başkanları toplantısı, 29 Eylül 2026)
İsterseniz inanmayın. Bir inanmayın da bakın görün, ne oluyor…
YENİ PARTİ’DE YÜKSELEN TABAN HAREKETİ
Tek kişinin ya da merkezde birkaç kişinin yaptığı atamalarla belirlenen belediye başkanları ile belediye meclis üyelerinin ne halde oldukları ortada.
CHP’den ya da YENİ Parti’den çıkar uğruna AKP’ye geçen geçene.
Özellikle YENİ Parti’ye büyük bir umutla sarılanlar, üye yazılanlar olup bitenin ayırdındalar ve Özgür Özel’in de bundan böyle karar ve yetkinin üyede olacağı sözünü yaşama geçirmekte kararlı gözüküyorlar.
Geçen hafta sonu YENİ Parti Ankara ilçelerinde açılan sandıklar, işte bu kararlılığın somut göstergesi oldu.
Ecevit CHP’sinin 1970’lerde yakaladığı, büyük ölçüde genç üyeye dayanan heyecan dalgasına ve parti içi seçimlerindeki demokratik düzeneğe benzetilen sonuçlar, YENİ Parti’de kaşarlanmış delege ağaları ile siyaseti profesyonelliğe dönüştürmüş simsarlara büyük darbe vurmuş gözüküyor.
Ankara’da üyelerin demokratik katılımcı iradesiyle Çankaya’da Ercan Başal, Etimesgut’ta Özgür Şahbaz, Mamak’ta Şeref Demirbaş, Yenimahalle’de Halil Alankuş, Keçiören’de Görkem Yıldırım, Altındağ’da Gökan Urun, Pursaklar’da Hüseyin Benek ve Sincan’da Önder Ağdede başta olmak üzere 25 ilçe başkanı seçildi.
Seçilen başkanlar, siyaseti mahallelerden başlayarak yeniden kurma koşuluyla sandıktan çıktılar.
Sıra, Ankara il başkanlığına geldi. Önceki dönem il başkanvekili Yüksel Işık, istenci dışında partiye egemen olmak isteyen her dönemin adamı siyaset profesyonelleri tarafından il başkanı yapılmamıştı.
Bunun üzerine il yönetiminden yaklaşık 20 kişi yeni kurucu il başkanlığı sürecine katılmama kararı almıştı.
Yeni il yönetiminin oluşma sürecinde, yine taban hareketiyle çalışmalara başlayan iki avukat aday var: Pınar Akgül Doğusoy ve Murat Yıldız. Her ikisi de önceki dönem il başkan yardımcılarıydı.
Partide ağababalık taslayıp tekinsiz işler yürütenlerin dönemi bitiyor gibi.







Çok yazık.