İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Trabzon’da düzenlediği “Bayrak Açıyorum” mitinginde vatandaşlara hitap etti. Atatürk Alanı’nda gerçekleştirilen mitinge çok sayıda vatandaşın yanı sıra İYİ Parti yöneticileri ve milletvekilleri de katıldı.
Konuşmasına Trabzonluları selamlayarak başlayan Dervişoğlu, daha önce Ankara Tandoğan, Balıkesir ve Aksaray’da düzenlenen mitingleri hatırlattı. “Ne güzelsin Trabzon! Bugün o üç meydanın selamını getirdim Trabzon’a. Ankara’nın selamını, Kuvayı Milliye şehrinin selamını getirdim. Ve buradan Karadeniz’in selamını alıp yurdun dört bir yanına taşıyacağım” dedi.
Daha önce verdiği sözleri hatırlatan Dervişoğlu, “O gün söz vermiştim, durmayacağım demiştim. Durmadık. Susmayacağım demiştim. Susmadık. Bugün işte o sancağı Trabzon’a getirdik. Sizin ellerinizde yükseltmeye getirdik” ifadelerini kullandı.
“BEN BUGÜN EVİME, OCAĞIMA GELDİM”
Trabzon’a gelişini memleket buluşması olarak nitelendiren Dervişoğlu, “Ben bugün evime geldim, ocağıma geldim. Misafir değilim, komşu değilim. Hemşerilerimle kucaklaşıp dertleşmeye geldim. Hepimizin ortak dertlerine çare bulalım. Bulacak olan bizleriz” diye konuştu.
Karadeniz insanının zorluklar karşısında mücadeleyi bırakmadığını belirten Dervişoğlu, “Bu şehrin insanı fırtına çıktığında kayığını terk etmeyendir. Küreğine daha sıkı sarılandır. Bu şehrin insanı ekinini tarlasında, hayvanını yaylasında, ağını denizde terk etmeyendir. Bu şehrin insanı haine, düşmana, yolsuza vatanını terk etmeyendir” dedi.
Trabzon’un tarihî kimliğine de vurgu yapan Dervişoğlu, “Bu şehir sıradan bir şehir değil. Bu şehirde Fatih’in mührü var, Yavuz’un, Süleyman’ın imzası var. Buranın taşında toprağında nizam ve kanun şuuru var, vatan aşkı, millet düsturu var. Bugün saraylarda oturanlar bunu unuttu. Makamı ebedi, koltuğu miras, milleti köle zannediyorlar” ifadelerini kullandı.
“SİYASİ AYAĞINA BAKIN DİYORUZ”
Konuşmasında borsa ve fon piyasalarında yaşanan gelişmelere değinen Dervişoğlu, olayın sıradan bir soruşturma olarak ele alınamayacağını savundu. Yaşananları “Cumhuriyet tarihinin kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunu” olarak nitelendiren Dervişoğlu, şöyle konuştu:
“İşin magazin yanıyla uğraşmayın. Bu suç tek başına işlenmez. Bu büyük bir suçtur. Bunun bürokratik ayağına, siyasi ayağına, bütün bağlantılarına bakın diyoruz.”
“NEDEN SAKLIYORSUNUZ HARAMZADELERİN İSİMLERİNİ?”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın soruşturmaya ilişkin “Hiç ummadığımız insanlar bu işlerin içine girmişler” sözlerini hatırlatan Dervişoğlu, “Hiç ummadığınız insanlar, öyle mi? Genel başkan yardımcılarınız, atadığınız bürokratlar. Madem ki hiç ummadığınız insanlar bu işe bulaşmış, işi millete niye bırakıyorsunuz? Açıklayın o haramzadelerin kimler olduklarını. Neden saklıyorsunuz?” diye sordu.
“ÖNÜMÜZE SEÇMECE GÜNAH KEÇİLERİ KOYUYORLAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Trabzon Meydanı’ndan seslenen Dervişoğlu, soruşturmanın yalnızca birkaç kişinin tutuklanmasıyla kapatılamayacağını savundu.
Dervişoğlu, “Buradan Trabzon Meydanı’ndan, Karadeniz çırpınırken Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Biz senden kelle değil Sayın Erdoğan, hesap istiyoruz. Hesap istiyoruz” dedi.
Sorumluluğun birkaç kişiye yüklenmek istendiğini öne süren Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çalan da aynı, çaldıran da aynı, yiyen de aynı, yediren de aynı, yol veren de aynı. Bugün önümüze seçmece günah keçileri koyuyorlar. Boş yere yapmayın bunu. Ben söylüyorum, hepiniz oradaydınız. Hepiniz suçlusunuz, hepiniz günahkârsınız, hepiniz haramzadesiniz.”
Dervişoğlu, “Vekili, bürokratı, valisi, yargı mensubu, genel müdürü, şirketi, kurumu ve denetçisiyle hepiniz bu soygunun içindesiniz. Üç beş tutuklamayla çözülebilecek bir iş değildir bu” ifadelerini kullandı.
“YETKİ SENİN KAÇAMAZSIN”
Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Borsa İstanbul ve MASAK’taki atamaları gündeme getiren Dervişoğlu, denetleyici kurumların yönetiminden iktidarın sorumlu olduğunu savundu.
Dervişoğlu, “Sermaye Piyasası Kurulu’nun başını siz atamadınız mı? Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üyelerini siz atamadınız mı? Borsa İstanbul yönetimini siz başa getirmediniz mi? MASAK’taki atamaları siz yapmadınız mı? Denetleyecek tüm kurul ve kurumları siz oluşturmadınız mı?” diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de eleştiren Dervişoğlu, “Adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dediniz ama tek adam sistemi kurdunuz. Devletin kurumlarını yok ettiniz. Devletin bürokrasisini felç ettiniz. Liyakat yerine kişisel sadakati esas aldınız. Devleti partileştirdiniz, partinizi de devletleştirdiniz” dedi.
Sorumluluğun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait olduğunu ileri süren Dervişoğlu, “Her şeyin sorumlusu sensin Sayın Erdoğan. Yetki senin, kaçamazsın. Yetki seninse sorumluluk da senindir. Kaçamazsın. Şimdi hesap zamanı” ifadelerini kullandı.
“TRUMP NE İSTİYORSA YAPMANIN ADINA DÜNYA LİDERLİĞİ KOYDULAR”
Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, iktidarın ABD Başkanı Donald Trump karşısındaki tutumunu eleştirdi. Dervişoğlu, “Dış politikada el pençe divan durmanın adını başarı, Trump ne istiyorsa yapmanın adını dünya liderliği koydular” dedi.
TBMM’de kabul edilen ve “Mekke Anlaşması” olarak anılan düzenlemeye de tepki gösteren Dervişoğlu, Türk askerinin Suudi Arabistan’ın çıkarları doğrultusunda görevlendirilmesine karşı olduklarını söyledi.
“Biz Türk milletiyiz. Kâbemiz tehlikeye girdiğinde dünyayı ayağa kaldırırız. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Biz Türk ordusunun, Mehmetçiğimizin, Suud sultanı için seferber edilmesine, petrol şirketlerinin, dolarlarının koruyucusu yapılmasına karşıyız” diye konuştu.
“ONLAR İSTİFA ETMEZ, SİZ GÖNDERECEKSİNİZ”
Trabzon ve Karadeniz’deki ekonomik sorunlara da değinen Dervişoğlu, gençlerin iş bulmak için memleketlerinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. “Karadeniz’den bunca insan çıktı, Türkiye’yi yönetti, bugün de yönetiyor. Peki bu memleketin evlatları iş bulmak için niye hâlâ memleketinden ayrılıyor?” diye sordu.
Fındık fiyatlarını da eleştiren Dervişoğlu, geçen sezon serbest piyasada 380 lirayı gören fındığın bu yılki fiyatına tepki gösterdi. Dervişoğlu, “Geçen sezon serbest piyasada kilosu 380 lirayı gören fındığa devlet bu sene 250 lira fiyat vermiştir. Ama piyasada bu fiyat 50 randıman fındık için 160 liradır. Geçen yılki 380 ile bu yılki 160 liranın arasındaki fark hiç düşündünüz mü acaba kimin cebine girmektedir?” ifadelerini kullandı.
Vatandaşın ve üreticinin kaybettiğini savunan Dervişoğlu, “Vatandaş alamıyor, üretici kazanamıyor. Hepimiz kaybediyorken kim kazanıyor soruyorum size. Yandaşlar kazanıyor, faizciler kazanıyor, tefeciler kazanıyor, haramzadeler kazanıyor, hırsızlar kazanıyor, tekelciler kazanıyor. Benim Karadenizlim ise sürünmeye mahkûm oluyor. Bu düzeni bozmak boynumuzun borcu olsun inşallah” dedi.
Seçimde milletin değişimi sağlayacağını söyleyen Dervişoğlu, “Bunlar istifa falan etmez. Son ana kadar orada kalmak ister. Ama ben gittiğim her meydanda iradeyi görüyorum. Onlar istifa etmez ama sandık önünüze geldiğinde onları siz göndereceksiniz. Çoğu gitmiş, azı kalmıştır” diye konuştu.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.









Çok yazık.