Bulgaristan‘da cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunu İliyana Yotova‘nın kazanmasının ardından ülkedeki siyasi tartışmalar sürüyor.
Seçim sonuçları, iktidara duyulan güven, cumhurbaşkanlığının bağımsızlığı ve Bulgaristan’ın dış politikadaki konumu açısından değerlendiriliyor.
Bulgaristan Ulusal Meclisi Üyesi Aylin Pehlivanova, seçim sonuçlarını ve ülkedeki siyasi atmosferi Cumhuriyet‘ten Caner Çiftçi‘ye anlattı.
Yotova’nın zaferinin mevcut iktidara yönelik bir güvenoyu olarak yorumlanamayacağını savunan Pehlivanova, seçmenlerin önemli bir bölümünün hükümetin politikalarından memnun olmadığını ifade etti.
Yotova’nın ilk turda aldığı oyların, iktidar partilerinin nisan ayındaki parlamento seçimlerinde ulaştığı toplam oy sayısının yaklaşık bir milyon altında kaldığına dikkat çeken Pehlivanova, bu farkın toplumdaki hoşnutsuzluğun önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.
Türk kökenli Pehlivanova, “Yotova’nın zaferini, Bulgar halkının mevcut iktidara yeniden güvenoyu vermesi olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu ciddi fark, toplumun önemli bir bölümünün iktidarın politikalarından memnun olmadığını gösteriyor” dedi.
Hükümetin yönetim anlayışının yanı sıra bütçe ve dış politika tercihleri, sağlık sektöründeki kararları ve eğitim alanındaki değişikliklerin seçmenler arasında tepkiye neden olduğunu belirten Pehlivanova, parlamento seçimlerinden yalnızca birkaç ay sonra katılımın düşük kalmasını da iktidarın uygulamalarına yönelik hoşnutsuzlukla ilişkilendirdi.
‘İKTİDARDAN BAĞIMSIZ HAREKET ETMESİNİ BEKLEMİYORUM’
Yotova’nın eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev ile uzun yıllara dayanan siyasi birlikteliğine de değinen Pehlivanova, yeni dönemde cumhurbaşkanlığının bağımsızlığı konusunda soru işaretleri bulunduğunu dile getirdi.
Yotova’nın şu ana kadar bağımsız bir cumhurbaşkanı olacağına yönelik herhangi bir işaret vermediğini savunan Pehlivanova, ilk turda Andrey Gyurov ile arasındaki farkın sınırlı kaldığını hatırlattı.
İkinci turda iktidarın güçlü desteğinin belirleyici olduğunu ileri süren Pehlivanova, devletin bütün imkânlarının Yotova’nın seçim kampanyası için seferber edildiğini iddia etti. İki adayın eşit şartlarda yarışmadığını savunan Pehlivanova, “Siyasette böylesine büyük bir desteğin karşılıksız kalmasını beklemek zordur. Bu nedenle Yotova’nın cumhurbaşkanlığı döneminde iktidarın etkisinden tamamen bağımsız hareket etmesini beklemiyorum” ifadelerini kullandı.
Bulgaristan’da seçime katılımın düşük kalmasını siyasi kurumlara yönelik güven kaybının bir göstergesi olarak değerlendiren Pehlivanova, bu sorunun mevcut iktidar döneminde daha da derinleştiğini belirtti.
Hükümetin seçim kampanyasında verdiği sözleri yerine getirmediğini ve birçok konuda vaatlerinin tersine adımlar attığını savunan Pehlivanova, iktidarın seçmenleri yanılttığını öne sürdü.
Pehlivanova, “İktidar, Bulgaristan yurttaşlarını yanılttı ve kendi cumhurbaşkanı adayının seçim kampanyasını da gerçek dışı vaatler üzerine kurdu. Bir kez daha ortaya çıkan sözde bir ‘kurtarıcının’ yerine getirilmeyen vaatleri ve kurumlara duyulan güvensizlik, seçmenler arasında ciddi bir hayal kırıklığı yarattı” dedi.
‘BULGARİSTAN’IN AB VE NATO İÇİNDEKİ GÜVENİLİRLİĞİ ZAYIFLAYABİLİR’
Yotova’nın dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Pehlivanova, yeni cumhurbaşkanının Rusya yanlısı bir siyasi çizgi izlediğini savundu.
Bu yaklaşımın Bulgaristan’ın AB ve NATO içerisindeki güvenilirliğini olumsuz etkileyebileceğini belirten Pehlivanova, ülkenin mevcut jeopolitik koşullarda güvenilir ve kararlı bir stratejik ortak olması gerektiğini vurguladı.
Pehlivanova, “Yotova’nın siyasi çizgisinin Avrupalı ortaklarımız arasında yeni soru işaretleri yaratabileceğini düşünüyorum. Bugünkü jeopolitik ortamda Bulgaristan’ın yalnızca resmî olarak AB ve NATO üyesi olması yeterli değildir. Ülkemizin aynı zamanda güvenilir, öngörülebilir ve kararlı bir stratejik ortak olduğunu göstermesi gerekiyor” diye konuştu.
Yotova’nın siyasi yaklaşımının uluslararası ortakların Bulgaristan’a duyduğu güveni güçlendirmek yerine zayıflatabileceğini ifade eden Pehlivanova, bunun ülkenin uluslararası konumuna ve etkisine zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Pehlivanova, “Ciddi dış tehditlerle karşı karşıya olduğumuz bir dönemde buna izin veremeyiz. Bugün en önemli mesele, saldırgana karşı birleşik savunma kapasitesiyle durabilmektir” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENEREK DEVAM EDECEK’
Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ilişkilerin geleceğine de değinen Pehlivanova, iki ülke arasındaki köklü bağların yeni dönemde de korunacağı görüşünü dile getirdi.
Ticaret, turizm, yatırım ve lojistik alanlarında önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Pehlivanova, özellikle özel sektörün ikili ilişkilerin gelişmesinde önemli rol oynadığını söyledi.
Pehlivanova, “Türkiye ve Bulgaristan arasında güçlü ve köklü ilişkiler bulunuyor. İki ülke ticaret, turizm, yatırımlar ve lojistik alanlarında oldukça uzun bir yol katetti. Özellikle özel sektörün bu ilişkilerin gelişmesinde büyük rolü var. Bu nedenle iki ülke arasındaki iş birliğinin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam edeceğini düşünüyorum” dedi.
‘TÜRK KÖKENLİ SEÇMENLER OY DEPOSU OLARAK GÖRÜLMEMELİ’
Bulgaristan’daki Türk kökenli seçmenlerin siyasi tercihlerine ilişkin de konuşan Pehlivanova, bu kesimin tek bir siyasi çizgide değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Türk kökenli seçmenlerin yaklaşık yarısının Yotova’yı, diğer yarısının ise Gyurov’u desteklediğini belirten Pehlivanova, bu durumun Türk toplumundaki siyasi çeşitliliği ortaya koyduğunu ifade etti.
Farklı siyasi tercihlerin demokratik çoğulculuk açısından önemli olduğuna işaret eden Pehlivanova, Türk kökenli yurttaşların yalnızca belirli bir siyasi partinin seçmeni olarak görülmesine karşı çıktı.
Pehlivanova, “Türk kökenli yurttaşların kendi siyasi görüşleri doğrultusunda özgürce tercih yapabilmeleri ve yalnızca tek bir partinin seçmeni olarak görülmemeleri gerekiyor” dedi.
Siyasi partilerin Türk kökenli seçmenleri garanti oy deposu olarak değerlendirmemesi gerektiğini belirten Pehlivanova, bütün partilerin bu kesimin güvenini ve desteğini kazanmak için eşit koşullarda rekabet etmesinin önemine dikkat çekti.
Pehlivanova, bunun Bulgaristan’da demokratik çoğulculuğun güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.








Çok yazık.