Hafta sonu Denizli Kitap Fuarı’ndaydık. Cumhuriyet Kitapları ve Bilgi Yayınevi standında okurlarla buluştuk. Ayaküstü kısa metrajlı söyleşiler yaptık. Denizli 5 T’nin buluştuğu kentlerden; tarım, ticaret, turizm, teknoloji, tarih. Her birinin kent ekonomisine ve kültürüne katkıları var.
Ekonomik krizden payını fazlasıyla almış. Tarımı şöyle özetlediler:
Ürün bol, kaliteli ve değersiz!
Hem çok hem kaliteli üretip sürünmek, ülkede tarım politikasının olmamasının başlıca göstergesi. Tadımlık Tavas’tan kavun, Güney’den üzüm getiren yurttaşlar, “Mazot, gübre, ilaç bu kadar pahalı olduğu sürece ürün fiyatı ne olursa olsun kurtarması zor” dediler. Fiyatı çok yükseltip yurttaşın alamaz hale gelmesine de gönülleri el vermiyor.
Denizli tekstil deyince ilk akla gelen kentlerden. Fabrikalar Mısır, Bangladeş, Arnavutluk’a taşınmış. Türkiye’de kalan fabrikalar da özellikle Afganistan’dan işçi getirip toplu kalacak yer bulup ucuz işgücü sağlama peşinde.
***
Denizli’de siyaset ve sanayi deyince ilk akla gelen isimlerden biri Nihat Zeybekçi. Fon vurgunundan kendisinin de etkilendiğini söyleyip eksikleri, yanlışları vurguluyor ama Denizlililerin kafasında başka sorular var. Şöyle diyorlar:
“Acaba ettiği zarar, kârdan zarar mı? Zamanında önlem alıp attığı adımlar var mı?”
Daha ilk günden dikkat çekmiştik; fon vurgunu fonda kalacak bir olay değil. Gündem ne olursa olsun, fon vurgunu öne çıkacak. Yıllardır süren ekonomik krizin, yeri geldikçe vurguladığımız gibi kriz değil tercih olduğunu ortaya koyan gelişmelerle karşı karşıyayız.
Hafta sonu YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de İzmir, Denizli, Manisa’daydı. Denizli’de 31 Mart 2024’ten bu yana daha farklı bir yerel siyaset rüzgârı var. Gelişmeleri Türkiye fotoğrafının önemli bir parçası olarak izliyoruz. 31 Mart’ta Özel liderliğinde beş olan belediye sayısı 15’e çıktı. Üç katı aşan başarı. Büyükşehir belediye başkanlığını Bülent Nuri Çavuşoğlu kazandı. Butlan sürecinden sonra YENİ Parti’nin en hızlı örgütlendiği yerlerin başında Denizli geliyor. İl başkanı Ali Osman Horzum, 15 belediyeden 13’ünün yeni bir başlangıca imza attığını vurgulayıp ekliyor:
“19 ilçenin tamamında kadın ve gençlik kolları dahil 15 gün içinde örgütlenmemizi tamamladık. Tabanın heyecanına yetişmeye çalışıyoruz. Üyelerin üçte biri ilk kez siyasete katılanlar.”
Orta yaş kuşağından bir YENİ Partili durumu şöyle özetledi:
“Bizim için Ekrem İmamoğlu dik duruşun simgesi. Gündemin önünde arkasında neresinde olursa olsun, o simge önemli. Özgür Özel mücadelenin, direnişin, kararlı duruşun simgesi.”
***
Yurttaşların üzerine çökmüş karamsarlık bulutunun da hayli yoğun olduğunu vurgulamak durumundayız.
Bizi en çok etkileyen, öğretmen bir ailenin kızının Türkiye’yi terk etme kararı oldu. Eşlerden biri aldı, öteki devam etti, özetle şunu anlattılar:
“Kızımız Ege Üniversitesi öğrencisiydi ama siyasetle çok ilgiliydi. Yerel seçimlerde de çok koşturdu. Son gelişmelerden yılmadı. İmamoğlu’nun gözaltına alındığı günlerde Saraçhane’ye gitti. Pes etmedi. Ne zaman ki Cemil Tugay eşini yanına alıp AKP’ye gitti, kızım; ‘Ben yurtdışına gideceğim’ dedi. İkimiz de ‘Dur’ diyemedik! Nasıl üzüldü anlatamam. Cemil Tugay için de çalışmıştı!”
Pamukkale Üniversitesi’nden gençlerle tanıştık. Ciddi bir güvensizlik içindeler. Ortak cümleleri şuydu:
“Geleceğimizi istiyoruz!”







Çok yazık.